Forex
+100 Varlıklar
İçeriğin içeriği
Dün
5 dakikalık okuma süresi
Greenup24 tarafından yazıldı
Ham petrol fiyatları düştüğünde genellikle benzin, motorin ve taşıma maliyetlerinin de düşmesini bekleriz. Ancak bu kez durum biraz farklı görünüyor.
Ham petrol fiyatları geriledi, ancak birçok tüketici akaryakıt istasyonlarında henüz belirgin bir değişiklik hissetmiyor. Bunun temel nedeni basit: İnsanlar ham petrol satın almıyor; benzin, motorin ve diğer rafine edilmiş petrol ürünlerini tüketiyor.
Şu anda piyasadaki temel sorun ham petrol eksikliği değil, rafine petrol ürünlerinin arzındaki sınırlamalar.
Ekonomik modeller, ham petrol fiyatlarındaki düşüşü gördüğünde enflasyonun ve tüketici maliyetlerinin azalacağını öngörebilir. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlar şu anda bu tabloyu göstermiyor.
Bu fark, ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol şirketlerini eleştirmesine bile neden oldu. Ancak sorun yalnızca petrol şirketlerinin kararları veya kâr marjlarıyla ilgili değil. Mevcut baskının önemli bir bölümü rafineri kapasitesi ve hazır tüketim ürünlerindeki arz eksikliğiyle bağlantılı.
Başka bir ifadeyle, ham petrol mevcut; ancak bunun benzin, motorin ve piyasanın ihtiyaç duyduğu yakıtlara dönüştürülmesi konusunda sınırlamalar bulunuyor.
Mevcut durumu daha iyi anlamak için “crack spread” kavramını bilmek gerekir.
Crack spread, ham petrol fiyatı ile rafinerilerin bu petrolden ürettiği ürünlerin değeri arasındaki farktır. “Cracking” terimi ise ağır ham petrol moleküllerinin parçalanarak benzin ve motorin gibi daha hafif ürünlere dönüştürülmesi sürecini ifade eder.
Bu alandaki yaygın göstergelerden biri 3-2-1 crack spread modelidir. Bu modelde bir rafinerinin üç varil ham petrol satın aldığı, bundan iki varil benzin ve bir varil motorin veya ısıtma yakıtı gibi damıtılmış ürünler ürettiği varsayılır.
Bu farkın yükselmesi genellikle rafine ürün arzının piyasa talebine kıyasla sınırlı olduğunu gösterir.
Raporda belirtilen verilere göre crack spread yaklaşık 65 dolar seviyesine kadar yükselmiştir. Bu durum, bir rafinerinin ham petrolü yaklaşık 71 dolardan satın alıp, rafinaj işlemi sonrasında yaklaşık 136 dolar değerinde ürün elde edebileceği anlamına gelir.
Bu büyük fark, piyasa baskısının esas olarak ham petrol piyasasında değil, rafinaj sektörü ve nihai yakıt arzında yoğunlaştığını göstermektedir.
Bu durumun olası nedenlerinden biri, savaş ve jeopolitik gerilim dönemlerinde rafinerilerin daha temkinli hareket etmesidir. Bazı rafineriler, piyasa risklerinden endişe ederek ham petrol stoklarını artırmamış olabilir.
Bazı bölgelerde ise rafineri faaliyetlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu durum özellikle Körfez bölgesi ve Hürmüz Boğazı çevresinde önem taşımaktadır; çünkü bu bölge küresel petrol ürünlerinin üretimi ve taşınmasında önemli bir role sahiptir.
Sonuç olarak küresel piyasa şu anda ham petrol kıtlığından çok, benzin, motorin ve diğer rafine ürünlerin arzındaki kısıtlamalarla karşı karşıyadır.
Motorin fiyatlarının yüksek kalması yalnızca sürücüleri etkilemez. Tüketim mallarının büyük bir bölümü kamyonlar, gemiler, trenler veya diğer taşıma araçlarıyla taşınır.
Yakıt maliyetleri yüksek kaldığında taşıma maliyetleri de düşmez. Bu maliyetler sonunda gıda, giyim, sanayi ürünleri ve birçok günlük tüketim ürününün fiyatlarına yansır.
Kanada Ulusal Bankası da bir raporunda küresel enerji piyasasındaki mevcut temel kısıtlamanın ham petrolden ziyade rafine petrol ürünleriyle ilgili olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle tüketiciler kısa vadede yakıt fiyatlarında büyük bir düşüş görmeyebilir.
Ayrıca motorin fiyatlarının yüksek kalması, tüketici sepetindeki diğer alanlarda maliyet baskısının devam etmesine neden olabilir.
Ham petrol fiyatlarının düşmesi, benzin, motorin veya enflasyonun hemen düşeceği anlamına gelmez.
Rafineri kapasitesi sınırlı kaldığı ve petrol ürünleri arzı piyasa talebiyle dengelenmediği sürece, tüketiciler petrol fiyatlarındaki düşüşün tamamını hissedemeyebilir.
Mevcut koşullarda enflasyonun yönünü tahmin etmek için yalnızca ham petrol fiyatlarını takip etmek yeterli değildir. Rafinerilerin durumu, crack spread, motorin fiyatları ve taşıma maliyetleri de fiyatların geleceğini belirlemede önemli rol oynar.
Sonuç olarak petrol ucuzlamış olabilir, ancak tüketilen yakıt fiyatları ve mal taşıma maliyetleri düşmediği sürece ekonomideki enflasyonist baskılar devam edecektir.